1 dakika okuma
İlk görüşmeye giderken aklınızdan geçenler
Psikoloğa gitmeye karar vermek ile ilk görüşmeye oturmak arasında geçen süre çoğu insan için en zor kısımdır. Bu yazıda o aralıkta ne olduğunu konuşuyoruz.
Danışanlarla ilk görüşmede en sık duyduğum cümlelerden biri şu: “Aslında aylardır arayacaktım.” Karar ile ilk adım arasında geçen bu süre çoğu zaman bir kararsızlıktan değil, bilinmeyene dair bir tedirginlikten kaynaklanıyor.
İnsanların çoğu ilk görüşmede kendilerini bir sınavda gibi hissedeceğini düşünüyor. Doğru cümleyi kurmak, meseleyi düzgün anlatmak, hatta “yeterince ciddi” bir sorunla gelmek gerektiğine dair sessiz bir baskı var. Oysa ilk görüşmenin amacı bir performans değil, bir tanışmadır.
İlk görüşmede genellikle sizi buraya getiren konuyu, bu konunun ne zamandır sürdüğünü ve günlük yaşamınızı nasıl etkilediğini konuşuruz. Bunun yanında yaşam öykünüzün ana hatlarını dinlerim. Anlatmakta zorlandığınız bir konu varsa orada durmanız yeterli. Süreç boyunca hiçbir şeyi anlatmak zorunda değilsiniz.
Görüşmenin sonunda genellikle iki soruyu birlikte cevaplarız: Bu konuda çalışmak size uygun geliyor mu ve nasıl bir yol izleyebiliriz. İlk görüşmenin ardından devam etmemeye karar vermek de tamamen geçerli bir sonuçtur.
Eğer siz de bir süredir arayıp aramamak arasında kalıyorsanız, ilk adımın bir taahhüt değil yalnızca bir tanışma olduğunu hatırlatmak isterim.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve tanı veya tedavi yerine geçmez. Kendiniz için destek almayı düşünüyorsanız bir uzmanla görüşmenizi öneririm.